Site icon oguzhanocal.com.tr

Kayıp Mektup

Kayıp Mektup

Şehrin kadim taşlarını örten yağmur, bir matem havasıyla iniyordu; her damla, geçmişin tozlu raflarına inen bir ahize gibiydi. Pencerenin camında biriken su taneleri, aşağıya doğru süzülürken, adeta zamanın ağır aksak ilerleyişini resmediyordu. Loş bir lambanın cılız ışığında, Defne, yüreğinin en korunaklı, en gizli köşesinde muhafaza ettiği o sedef kakmalı ahşap kutuyu eline aldı. Dokunuşu, bir hazineye yaklaşmanın heyecanı ve korkusuyla titriyordu. Kapağını kaldırdığında, içeriden çıkan toz zereleri, lamba ışığında dans eden minik hayaletler gibi havada süzüldü. Kutunun içi, geçmişin amber kokusuyla doluydu. Ve orada, üzerinde zamanın acımasız parmak izleri bulunan, sararmış, köşeleri yıpranmış bir zarf yatıyordu. Mektup, Emre’den gelmişti. Gökyüzünü ikiye bölüp yıldızları paylaştıkları, rüyalarını aynı nehrin sularında yıkadıkları adamdan…

Okumak İçin Görseli Tıklayınız.

Son Mektup
Exit mobile version