DOLAR

43,8518$% 0.02

EURO

51,8876% 0.31

STERLİN

59,1832£% 0.25

GRAM ALTIN

7.252,38%0,98

ÇEYREK ALTIN

12.052,00%1,17

TAM ALTIN

48.061,00%1,17

a

Neden “Sevgilim” Değil de “Sevdiğim”

Neden “Sevgilim” Değil de “Sevdiğim”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Dil, sadece iletişim kurmaya yarayan bir araç değil; duyguların dünyadaki izdüşümüdür. İnsan ilişkilerini tanımlarken kullandığımız sıfatlar, o ilişkinin derinliğini ve sınırlarını belirler. Günümüzde romantik ilişkilerin temel hitabı haline gelen “Sevgilim” kelimesi, her ne kadar sıcak ve yakın gelse de, “Sevdiğim” ifadesinin taşıdığı varlıksal ağırlığın ve sarsılmaz bağlılığın gerisinde kalmaktadır. Bu yazı, “Sevdiğim” hitabının neden daha derin bir anlam teşkil ettiğini üç temel dayanakla ispatlamayı amaçlar.

“Sevgilim” kelimesindeki “-im” eki, bir sahiplik ve statü bildirir. Bu kelime, toplumsal bir etiketi temsil eder; o kişi artık sizin “sevgilinizdir.” Ancak sahiplik duygusu, beraberinde bir sınırlamayı da getirir.

Buna karşılık “Sevdiğim” ifadesi, bir statüden ziyade bir eylemi ve seçimi temsil eder. Burada önemli olan o kişinin size ait olması değil, sizin onu sevme eylemini bizzat gerçekleştiriyor olmanızdır. “Sevdiğim” dediğinizde, karşı tarafı bir kalıba sokmaz, ona olan duygunuzun altını çizersiniz. Bu, karşıdaki kişiyi özgür bırakan ama ona olan bağlılığı her an tazeleyen bir hitaptır.

“Sevgili” kavramı, genellikle bir dönemi ve ilişki biçimini kapsar. İlişki bittiğinde “sevgili” sıfatı da hükmünü yitirir. Oysa “Sevdiğim” sıfatı zamanın ötesindedir. Bir insan artık hayatınızda olmayabilir, ilişkiniz kopmuş olabilir; ancak o kişi hala sizin “sevdiğiniz” olmaya devam edebilir.

  • Sevgilim: Aktif bir sosyal sözleşmeyi ifade eder.

  • Sevdiğim: Kalbin değişmez gerçeğini ifade eder.

“Sevdiğim” kelimesi, sevginin sadece güzel günlere veya resmi bir beraberliğe bağlı olmadığını, kişinin ruhunda kalıcı bir yer edindiğini kanıtlar.

“Sevgilim” kelimesi daha çok dış dünyaya bir ilandır; “Biz bir çiftiz” demenin kısa yoludur. Fakat “Sevdiğim” demek, bir iç döküştür. Bu ifade, sevginin tüm sorumluluğunu üzerine alan bir öznenin itirafıdır. “Onu seviyorum ve o benim sevdiğimdir” demek, karşı taraftan bir karşılık beklemeden, sevginin ham haliyle kabul edilmesidir. Bu yönüyle “Sevdiğim”, “Sevgilim”den çok daha şiirsel, ham ve samimidir.

“Sevgilim” kelimesi güncel ve sosyal bir tanımlama iken; “Sevdiğim” kelimesi zamansız ve ruhsaldır. Birincisi bir unvan, ikincisi ise bir hakikattir. “Sevdiğim” hitabı, muhatabını bir sıfata hapsetmek yerine, onu sevginin merkezi haline getirir. Bu yüzden “Sevdiğim” demek, birine verilebilecek en büyük payedir; çünkü bu ifade, o kişinin varlığının sizin sevme kapasitenizle mühürlendiğini gösterir.

Oğuzhan ÖCAL