49,8270$%0,01
55,6868€%0,33
66,5415£%0,24
6.494,67%-0,36
10.661,00%-0,37
42.494,00%-0,37
O gün, yılların yorgunluğunu omuzlarında taşıyan eski, kadife koltuğuna usulca gömülmüşsündür. Parmaklarının arasında sıcaklığını zar zor hissettiğin, kenarı ince ince işlenmiş bir fincan kahve vardır. Pencereden dışarı, ufkun en belirsiz çizgisine, belki de geçmişin silik anılarına doğru dalıp gitmiştir gözlerin. İçeride bir bayram sabahının o telaşlı, cıvıl cıvıl neşesi yankılanır; torunların minik adımları ve şen kahkahaları odanın duvarlarına çarpıp kulaklarında tatlı, uzak bir melodiye dönüşür. Zaman sanki bir anlığına durmuş, koca bir ömür o pencerenin camında sessiz bir film şeridi gibi akmaya başlamıştır.
Derken, sislerin ardından kopup gelen bir yankı gibi kızının telaşlı sesini duyarsın: “Baba… Baba!” Ancak dudakların mühürlenmiş gibidir, kelimeler boğazında düğümlenir; ses veremezsin. O an, parmaklarının ucundaki o son derman da ağır ağır çekilir gider. Fincan usulca kayar elinden, yere çarpıp tuzla buz olurken çıkan ses, senin dünyanda derin, sağır edici bir sessizliğe yutulur. Gözlerin, ufkun bile ötesine, kimsenin göremediği o sonsuz boşluğa kilitlenmiştir artık. Göğsünün tam ortasında amansız, nefesini kesen bir ağrı belirir önce… Fakat saniyeler içinde o keskin sızı yerini garip bir hafifliğe, tüy gibi bir huzura bırakır. Artık acı yoktur.
Kızın telaşla, dünyası başına yıkılmış gibi yanına koşar. Gözlerinde derin bir korkuyla “Baba!” diye feryat ederken, elleri titreyerek omuzlarına dokunur. Fakat sen, ona o teselli veren şefkatli gülümsemeni sunacak, başını okşayacak durumda değilsindir. Titreyen parmaklarını boynuna, nabzına götürür. O kısacık sessizlikte, kızının gözpınarlarından kopan o ilk damla yaş, çaresizliğin habercisi gibi süzülür. Tam o esnada, dedesinin yanına koşmak için kapıda beliren torununun neşeli ayak sesleri duyulur. Kızın, içindeki o devasa yangına rağmen anne içgüdüsüyle hızla arkasını döner, sesindeki o titremeyi bastırmaya çalışarak, “Çıkın odadan! Çabuk!” diye bağırır.
Sonra, boğazını yırtarcasına, çocukluğuna sığınan bir feryat kopar dudaklarından: “Abi!”
Oğlun, elinde telefonuyla, bayram neşesine karışmış şen şakrak bir kahkaha atarak kapıda belirir. Gözleri önce yerdeki kırık fincana, sonra kız kardeşinin o paramparça, dehşet içindeki yüzüne takılır. Odadaki o ağır, buz gibi havayı soluduğu an, yüzündeki o hayat dolu tebessüm donakalır. Dünyanın bütün kelimeleri o saniyede anlamını yitirir; kulağındaki telefon usulca parmaklarının arasından kayıp halının üzerine düşer.
O kökleri asırlara uzanan, gölgesinde tüm aileyi barındıran koca çınar artık devrilmiştir. Sen ise, yavaşça dünyevi her şeyden uzaklaşan, o sonsuz huzurla dolan ruhunla onlara yukarıdan bir yerden bakarken sessizce fısıldarsın kendi kendine:
“Öldün… Demek ölüm buymuş.”
AŞK VE İHANET
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz. deneme bonusu veren siteler deneme bonusu verabetgiris.co
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.